Bahçıvan ve Ölüm, Georgi Gospodinov
Bir hikâye, yaşanmış ve kişisel olsa bile, bir kez dilden geçince, kelimelere bürüneceğim artık bize ait olmaktan çıkar, o artık gerçeklik kadar kurmacanın da düzenine aittir. s. 7
Çiçekler aslında ölülerin gizli periskopları değil midir? Acaba ölüler dünyayı toprağın altında çiçeklerin saplarından mı izlerler? s. 16
Bizi çocuk olarak hatırlayan son kişi de gittiğinde hâlâ var olduğumuz söylenebilir mi? s. 17
Kıyamet herkes için aynı anda kopmaz. s. 20
Hayatın bu kadar hasar verebilmesi insanı hayrete düşürüyor. s. 32
Bir ölümü anlatmak, onu yaşamaktan kolay değil. s. 68
Biz burada ne kadar mutsuz olduğumuzu bilmediğimiz için mutluyuz. s. 78
Birinin oksijeni daima diğerinin ateşini harlar. s. 79
Yaşayanlar ölülerin gözlerini kapatır, ölüler yaşayanların gözlerini açar. s. 89
Babamın beni arayıp yolların nasıl olduğunu sormadığı ve dikkatli sürmemi tembihlemediği ilk yolculuğum. Köy evine, beni kapının önünde karşılayıp eşyalarımı almadığı, bana tutuk bir şekilde sarılmadığı ilk varışım. s. 94
Görünüşe göre her ölümden sonra, her doğumdan sonra olduğu gibi, dünya yeniden başlıyor. s. 106
İnsanlar sevgilerini ifade etmek için farklı yollar bulur. s. 129
Yüreğinin nasıl yandığını söyleyebilenin ateşi azdır. s. 169
Yalnızlık öyle sert ve kırılgan hale geliyor ki, kurumuş bir kurabiye gibi, yutmak mümkün değil. s. 190
