Edebiyat, bilim ve felsefe, sessiz yazı odalarını bırakmış, düşünceleriyle modayı yönetmek ve ona yaranmak için yüksek sosyetede boy göstermeye başlamışlardı. Kadınlar saltanat sürüyorlar, fakat tapınış istemiyorlardı artık. Derin saygı, yerini yüzeysel bir inceliğe bırakmıştı. s. 4 Kadınların tatlı ilgisi, ki çabalarımızın biricik amacıdır aşağı yukarı, onun yüreğine mutluluk vermemekle kalmıyor, acıyla, öfkeyle dolduruyordu hatta. Kendini onların gözünde seyrek rastlanır bir canavar, dünyaya rastlantısal olarak getirilmiş ve hiçbir dünyasal yanı bulunmayan özel, yabancı bir yaratık olarak hissediyordu. Hatta kimsenin gözüne çarpmayan silik tiplere imreniyor, bir esenlik sayıyordu hiçliklerini. s. 5 Kim ne derse desin, karşılık beklemeyen ümitsiz bir aşk, bütün baştan çıkarma hesaplarından daha güvenilir bir biçimde etkiler kadın kalbini. s. 6 Aferin peşinde koşup kendini pek fazla yıpratma, ama çalışmaktan da kaçma. Ve şu atasözünü de hiç çıkarma aklından: Elbiseni yeniyken, şerefini...