Sonsuz Günbatımı, Füruğ Ferruhzad
Ve bu benim
Yani yalnız bir kadın
Ve soğuk bir mevsimin eşiğinde
Yani yalnız bir kadın
Ve soğuk bir mevsimin eşiğinde
Belirsizliği anlamanın başlangıcında, tüm yeryüzü varlığının s. 17
Ey sevgilim! Ey tek sevgilim!
Ne çok kara bulut var güneşin şölenini kollayan! s. 19
Çıplağım ben, çıplağım, çırılçıplağım
Sevgi sözcüklerinin arasındaki sessizlikler kadar çıplak
Ve aşktan benim tüm yaralarım
Aşktan aşktan aşktan! s. 21
Belki de konuk etmek için güneşi şamdan çiçeklerinin gurbetine
Bir pencere, yeter bana s. 29
Hiçbir şey olmadığında, hiçbir şey olmadığında duvar saatinin tiktaklarından başka
Anladım birden yolum yok yolum yok yolum yok
Çılgınca sevmekten başka s. 30
- Gece mi gündüz mü?
- Hayır, dostum. Sonsuz bir günbatımı. s. 33
Ve toprak
Ölülerini kabul etmez oldu artık
...
Kimse aşkı düşünmez oldu
Kimse düşünmez oldu yengiyi
Kimse
Hiçbir şey düşünmez oldu artık s. 49
Herkes korkuyor
Herkes korkuyor ama sen ve ben
Ulaştık ışığa suya aynaya
Ve korkmadık s. 54
Bizim seven ellerimizdir söz konusu olan
Bir köprü kuran kokular, ışıklar ve esintilerle
Gecenin üstünde s. 56
Ve hatırla beni, kederle öperken o
Gözlerinin altındaki çizgileri .... s. 59
Götür beni ey yüreğimi okşayan umudum
Götür şiirlerin ve coşkuların kentine s. 61
Ve bak nasıl
Şiirlerimin beşiğine
Sen doğuyorsun, güneş doğuyor s. 62
Yaşam belki
...
Bir sigara içimidir belki iki sevişme arasında s. 64
Bahçeye dikeceğim ellerimi
Çiçekleneceğim, biliyorum, biliyorum, biliyorum
Ve bembeyaz yumurtalarını bırakacak kırlangıçlar
Avuçlarımın mürekkep lekeli çukurlarına s. 65
İşte böyle
ölüyor birisi
birisi kalıyor s. 66
Artık kimse güneşle tanıştırmayacak beni
Kimse götürmeyecek
Serçelerin şölenine
Uçuşu hatırla
Kuş ölümlüdür s. 67
Gelirsen benim evime ey sevgilim bir lamba getir bana
Ve küçücük bir pencere
Seyredeyim oradan kalabalığını mutlu sokağın s. 72
