O Gün İçin Bir Şemsiye, Wilhelm Genazino

Galiba bazı insanları gözümüzde unutulmaz kılan şey yaşantılar değil, tam tersine o kişilerin ilk anda dikkatimizi çeken bu tür bedensel ayrıntıları, artık uzun zamandır onlardan uzak olsak bile. s. 8

Zira herhangi bir şey düşünmeden sokaklarda dolanmak mümkün değil. s. 9

Çoğunlukla şehirde oradan oraya dolanmamın yegâne nedeni, hatırlamamanın yürürken benim için daha kolay olmasıdır. s. 16

Anılar kafamın içinde ne kadar uzun süre dolanırsa, o kadar güçlü bir sempati duyuyorum onlara yeniden. s. 22

Bence insanlar çocukken istedikleri şeyleri asla unutmazlar. s. 26

Son günlerde bir fikir geliştirdim, tanıdığım veya beni tanıyan herkese bir suskunluk programı yollayacağım. Bu programda ne zaman konuşmak istediğim ve ne zaman istemediğim tam olarak yer alıyor. Suskunluk ders programına riayet etmeyenler bir daha benime konuşamayacak. s. 38

Senin beynin neden hep böyle kimsenin satın almak istemediği çürük yumurtaların üstünde kuluçkaya yatıyor ki? s. 41

Canımdan bezmiş bir hâlde, bugün en azından makul bir şey olsun diye saçımı kestirmeye karar veriyorum. s. 42

Başka insanlarla kol kola yaşasa da bir keşişin dokunulmazlığına ihtiyacı var insanın. s. 55

Mutsuzluk sıkıcı bir şey... s. 70

Ölüm döşeğinde yatan biri, yaşamaya devam eden herkese kırgınlık duyar muhakkak, diyorum. s. 73

İçimden geçen çalkantıların benim hayatıma ait olup olmadığını soruyorum kendime. s. 78

İnsanlığın yüzde doksan beşinin en sevdiği uğraş yakınmak ve uyarmak, benim kibrimse bunlardan çok uzak. Tek istediğim günlük cehennemimi dile getirmek ve sonra yaşamaya devam etmek. Hayır, cehenneme atılma değil, günün tuhaflığı bu ve ben ondan kurtulmak istiyorum s. 78

Tahta bir banka oturuyor ve yanımdaki çalılığa bakıyorum. Çok hoşuma gidiyor, çünkü kendisinden başka bir şey ifade etmiyor. Ben de bu çalılık gibi olmak istiyorum. O her gün burada, yok olmayarak direniyor; yakınmıyor, konuşmuyor, hiçbir şeye ihtiyaç duymuyor, aşılmaz bir şey işte. s. 78

İnsan, diyorum, ne zaman ki bir sevgi sayesinde sevgi hakkındaki bütün eski tüm görüşlerinin gereksiz hale geldiğini fark ediyor, o zaman seviyor. Anlıyor musunuz? s. 85

Bize, diyorum, güvensiz ve aynı zamanda rutin bir edayla, hayatlarının yağmurlu ve uzun bir günden, bedenlerinin de o gün için gereken bir şemsiyeden başka bir şey olmadığını hissetme noktasına gelmiş insanlar başvuruyor. s. 88

İnsan birisine fazlasıyla yaklaştığında yeni bir kimlik oluşuyor. s. 103

Sonra ne zaman bir insanı yarım yamalak anlasam bir önce tanıdığım bir insanı hatırlamadan duramamamın ne kadar sefil bir durum olduğu hakkında konuşmaya başlarım. İnsanların birbirlerine güçlü bir biçimde benzediklerini çok geç kabul ettim. Eskiden, çeşit çeşit olduklarını zannederdim. s. 114

Bir süre bunu izliyor ve bir şey sormak istiyorum lakin sonra sessizleşmiş bir kadına ne yaptığını sormanın sormamanın daha iyi olduğu geliyor aklıma. s. 121

Eziyet hayata ne zaman girdi? Ve hangi yolla? s. 125

Ah canım, sen bütün bu şatafatlı duygulardan kurtulmak istiyordun hani. Herkes kendince şaşırtıcı bulduğu şeyi düşünmek istiyor, başka bir şey yok. Bütün herkes dünyaya ait olma duygusunun icadı için çalışıyor. s. 141


Bu blogdaki popüler yayınlar

Kayıtsız Adam, Marcel Proust

Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık, Sylvia Plath

Pedro Páramo, Juan Rulfo

Sonsuz Günbatımı, Füruğ Ferruhzad

Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Alain de Botton

Bir Noel Hikayesi, Alejandro Zambra

Eski Bahçe, Tezer Özlü

Ariel ve Seçme Şiirler, Sylvia Plath

Sessiz Bir Ölüm, Simone de Beauvoir