Ev, Kadınlar, Seks., Margit Schreiner

Hiçbir şey yoktan var olmaz, her şeyin bir yolu yordamı vardır, işin yasası ve gereği böyledir. Rastlantılar, sürprizler yoktur. s. 8

Her şey yabancıydı ve her zamankinden daha uzaktı. s. 9

Ölebileceğimi ve kimsenin benim eksikliğimi çekmeyeceğini hissettim. s. 9

Bir gün her şeyin böyle sonlanacağını kimse bilemezdi. Herkes bize hayrandı. s. 11

Farkında mısın, hayat yeterince zor. Bir de anlayış göstermek zorunda olduğun birine gerek yok. s. 23

Hiçbir zaman kimse bana yaptıklarım için teşekkür etmedi. s. 25

Biliyor musun? Bu yapılabilecek en aşağılık şey. Emek harcamış birinin sevincini kursağında bırakmak. Takdir etmekten kaçınmak. Memnuniyetini elinden almak. Ne coşku ne övgü, hiçbir şey yok. s. 28

İnsanlar inanmak istemedikleri şeye inanmazlar. s. 30

Susmayıp konuşan biri yanlış anlaşılma olasılığıyla karşı karşıya kalabilir, konuşan biri risk alır ve risk alan biri de her zaman kazanmaz. Haklı olan her zaman hakkını alamaz. s. 33

Zamanın geçip gittiğini kim söylüyor ki? Ömür boyu burnumuzda kalan kokular var, nereden duyduğumuzu bilmeden mırıldandığımız melodiler var. s. 35

Tilki hırsızdır, herkes bilir bunu. Dünyayı ayaklarının altına seren güzel bir kadına dönüşebilir, ama ona inanmaya kalktın mı gülüşüne bir havlama karışır ve renkler solar, sessizlik çöker. s. 36

Sen hiç biraz olsun çaba göstermedin. Ne zihinsel ne fiziksel. Ne demek istediğimi anlıyor musun? Aslında sen bunun için hep yorgundun. s. 40

Erkekler emekliye ayrılınca işleri biter, tükenirler. Kadınlarsa anca o zaman yaşamaya başlar. Gezilere çıkarlar, o ilerlemiş yaşlarında, kalan sağlarla ikinci baharlarını yaşarlar. s. 47

Kadınları hiç anlayamayacağım. Yirmi yıl boyunca susarlar sonra bir anda çekip giderler. s. 51

Bitti. Üzgün olduğunu söylemene gerek yok, senden bunu beklemiyorum, özür beklemiyorum. Sadece dürüstlük bekliyorum. s. 61

Birinin diğerini aşağılamadığı aşk var mı? s. 65

Dürüst bir yanıt duymak istemiyorsanız sormayın, konuşmadan önce düşünün, sonra betiniz benziniz atmasın. s. 66

Senin güvenin yok. Hiç kimseye. Güven sosyal bir beceridir. s. 75

Ama yetişkin olmak, zamanla insanın kendini bunlardan kurtarması, tekrar tekrar eskiye dönmemesi, kendine çekidüzen verip kendini değiştirmesidir. s. 92

Sen sevemezsin. Başından beri sevemedin ve asla sevemeyeceksin. s. 92

Mükemmel olmak istiyorsun. Ama işte tüm yaşamın sırrı bu: Hiç kimse mükemmel değildir. Hiç kimse. s. 93

Bugün bana gelip yaptığın her şey için özür dilesen özrünü kabul etmem. Özür hemen o anda dilenir, sonradan çok geç olur. s. 93

Bir şey söylemeden önce azıcık düşünün ve kendinizi net bir şekilde ifade etmeyi öğrenin. s. 94

Onu bırak, geçmiş geçmiştir, değiştiremezsin artık. Bunu kavrayamıyorsunuz. Siz hep ya geçmişten ya da gelecekten konuşursunuz. Şimdiki zamandan asla! s. 95

Yıkma ve yok etme arasındaki farktan haberin var mı? Erkek yıkar biliyor musun, ama kadın yok eder. Yıkılan şey tekrar inşa edilebilir: binalar, sanat eserleri, tüm kültür. Ama yok edilen şey yitip gitmiştir. s. 101

Geceleri herkes benim gibi. Tek başına, teselliden yoksun. s. 102

Ah, hadi gelin uçalım, nereye olursa. Bırakın güneş tüylerimizde parlasın, gökkuşağının renkleri tüylerimizde ışıldasın. s. 119

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kayıtsız Adam, Marcel Proust

Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık, Sylvia Plath

Pedro Páramo, Juan Rulfo

Sonsuz Günbatımı, Füruğ Ferruhzad

Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Alain de Botton

Bir Noel Hikayesi, Alejandro Zambra

Eski Bahçe, Tezer Özlü

O Gün İçin Bir Şemsiye, Wilhelm Genazino

Ariel ve Seçme Şiirler, Sylvia Plath

Sessiz Bir Ölüm, Simone de Beauvoir