Kızıl, Stefan Zweig

Pencerenin önüne geldi, yağmurun aralıksız yağdığını gördü. (...), sanki dışarıda bütün dünya derdini milyonlarca gözyaşıyla döküyordu. S. 4

“Günlerce hiçbir şey yaşamıyorum, tanıdık bir yüz görmüyorum; binlerce insanın arasında yapayalnız olmanın ne anlama geldiğini bilemezsin.” S. 44

“Kimse beni benden daha fazla hor göremez.” S. 46

Bir anda yüreğine oturdu, aylardır hemen yanında, aralarındaki duvarın ardında hiç görmediği insanlar yaşıyor, yanı başında ağır yazgılar vuku buluyor ve onun bunlardan haberi olmuyordu. Ölüm bitişikte bir kız çocuğunu pençesine almaya çalışırken, o hayvan gibi uyumuştu ve bu durumda nasıl olur da başkalarından güven bekleyebilirdi? S. 50

“Neredeyse bütün çocuk hastalıklarında bu böyle: Çocuklar bu hastalıkları yeniyor, yetişkinler ise ona yeniliyor.” S. 54

Sonra kırmızı ve siyah mürekkeplerle çeşitli kalemler çıkardı, birinci sayfaya kıvrımlı yazılarla ve arabesk süslemelerle Dante’nin sözlerini yazmaya başladı: “Incipit vita muova.” - “Yeni bir yaşam başladı.” S. 62

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kayıtsız Adam, Marcel Proust

Mary Ventura ve Dokuzuncu Krallık, Sylvia Plath

Pedro Páramo, Juan Rulfo

Sonsuz Günbatımı, Füruğ Ferruhzad

Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir, Alain de Botton

Bir Noel Hikayesi, Alejandro Zambra

Eski Bahçe, Tezer Özlü

O Gün İçin Bir Şemsiye, Wilhelm Genazino

Ariel ve Seçme Şiirler, Sylvia Plath

Sessiz Bir Ölüm, Simone de Beauvoir